15 Mayıs 2020, 03:00 tarihinde eklendi

Van Gölü Efsaneleri

Van Gölü Efsaneleri

Van Gölü Efsanesi Hakkında Bilgiler

Van’da görüldüğü düşünülen Van Gölü canavarının gerçek olup olmadığı konusunda pek çok fikir var. Fakat hala gerçek olduğu ya da gerçek olmadığı kanıtlanabilmiş bir durum değil. Bu yüzden de birçok kişi durumun akıbetini merak ediyor.

Bugünkü yazımızda tüm detayları ile birlikte Van Gölü efsanesine değinmek istedik. Bu efsanenin Abdülhamit Han dönemine dek dayandığını biliyor muydunuz? Hatta 1993 senesinde tekrardan gündeme geldiğini de duymuş muydunuz? 

Van Gölü Canavarı Efsanesi İlk Kez Nasıl Ortaya Çıktı?

Saadet Gazetesi adlı bir gazete, Abdülhamit Han döneminde yayınlanmaktaydı. Bu gazetenin 29 Nisan 1889 tarihli sayısı içerisinde kimsenin alışık olmadığı bir haber bulunuyordu.

Haberde şunlar belirtiliyordu: Bitlis Merkez Sancağı’na bağlı olan Hizan Kazası içerisinde yaşayan kişiler arasından tam olarak üç kişi bir yolculuk yapmak amacıyla Bulanık taraflarına gidiyor.

Van Gölü’nün Tatvan ve Ahlat adlı sahilleri arasında yer alan sahillerinden geçtikleri esnada bu üç kişiden birisi namaz kılmak için durmak istediğini belirtiyor. Abdestini alabilmek için ise Van Gölü’nün suyuna girmekte karar kılıyor.

Tam abdestini aldığı esnada ise Van Gölü’nde farklı bir hareketlilik yaşanıyor. Gölden bir anda çıkan garip bir hayvan abdest almakta olan kişiyi ayaklarından gölün içine doğru büyük bir hışımla çekmeye çalışmaya başlıyor.

Kişinin yanında bulunmakta olan arkadaşları, kendisini gölden kurtarmak için canla başla büyük bir mücadele içerisine giriyor. Kişi, bu garip hayvanın elinden güç bela kurtulmayı başarıyor.

Fakat son anda bu hayvan ne yazık ki kişinin üzerine atlayıp bacağını kapıyor. Kişinin arkadaşları bu defa büyük bir ateş yakarak bu garip yaratığın yaşamına son verme kararı alıyor.

Yaratığı ateş ile yakmak için çabaladıkları esnada yaratığın acı bir çığlık attığı işitilir. Çığlıkla beraber yaratık havaya doğru bir anda fırlayıverir. 30 metre kadar zıpladıktan sonra o kişiyi de alarak gölün derinlerine kaçar ve hızlı bir biçimde uzaklaşır.

Bu olayın üzerinden uzun seneler geçti. O zamandan bu zamana dek Van Gölü Canavarı ile alakalı 3 binden daha fazla ihbar yapılmıştır. Bu ihbarların neredeyse hepsi birbirine benzemektedir. Van Gölü canavarı anlatılanlara göre 15 metre kadar bir boya sahip ve rengi de siyahtır.

Van Gölü canavarının sırt bölgesinde ise çıkıntı gibi şeyler olduğu yönünde birçok ihbar yapılmıştır, hala da yapılmaya devam etmektedir. En çok da 90’lı senelerde bu konudaki ihbarlar oldukça fazladır. Durum buralara kadar gelince birçok ekip Van Gölü’nde araştırma ve keşifler yapmak için mücadele vermiştir.

Araştırmalar neticesinde Van Gölü canavarının varlığı hakkında bir kanıt bulunamamış olsa da yokluğu ile alakalı bir kanıt da bulunabilmiş değil. Şu detayı da eklemekte fayda görüyoruz: Bu araştırmalar esnasında yaratığa dair bir şey bulunamamış olabilir fakat Urartular zamanına ait olduğu öğrenilen 3 bin senelik bir kaleye ulaşılmıştır.

Van Gölü içerisinde dört tane ada yer alıyor. Bu adalar arasında en büyük olanı ise Akdamar Adası olmaktadır. Akdamar Adası içerisinde de bir kilise yer almaktadır. Bulunan bu kilise, Kral I. Gakik’in emri ile keşiş ve mimar olan Manuel’e yaptırılmıştır.

Onuncu yüzyılda inşa ettirilmiş olan bu kilisenin içerisinde yer alan duvarlarda birçok kabartma yer alıyor. Bu kabartmalarda gemiye resmen aniden saldırmakta olan garip bir deniz yaratığı bulunuyor. Bu tür şeyler de doğal olarak Van Gölü canavarı olayını daha da garip kılıyor.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *