09 Temmuz 2020, 04:30 tarihinde eklendi

Solunum Sisteminin Organları, Görevleri Ve İşleyişi

Solunum Sisteminin Organları, Görevleri Ve İşleyişi

Solunum Sisteminin Organları, Görevleri Ve İşleyişi

Vücutta, en küçüğünden en büyüğüne kadar milyarlarca işlem, oksijen sayesinde elde edilen enerji ile gerçekleşir. Solunum sistemimiz, ihtiyaç duyduğumuz oksijeni vücudumuza sağlar. Vücutta biriken karbondioksitin dışarı atılması, bunun yerine oksijen alınması işlemine solunum adı verilir.

Nefes alıp verme işlemi otomatik bir şekilde gerçekleşir. Bu hayati önemdeki işlem yerine getirilirken insan hiçbir çaba sarf etmez, bir karar vermez ve herhangi bir müdahalede bulunamaz. İnsan doğduğu andan itibaren bu mucizeyi sistem faaliyete geçer; hayatı boyunca hiçbir aksama olmadan çalışır.

Solunum, sadece nefes almak değildir. Havadaki oksijenin kullanılmasıyla vücutta enerji meydana getirmek için yapılan işlemler zincirinin tümüne verilen addır. Solumak, hayatımızın devam etmesi için var olan temel unsurlardan biridir.

Solunumun temel organı akciğerlerdir.

Göğüs boşluğunda asılı olarak yer alan akciğerlerin rengi pembemsi ve yapısı süngerimsidir. Sigara içen kişilerde, bu pembemsi görünüm siyahlaşmış bir hal alır. Hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan kişilerde de sigara içilmese bile siyahlaşmış görüntü oluşabilir. Akciğerler göğüs boşluğundadır; yan ve arka taraflarından kaburgalara, kaslara ve kıkırdaklara bağlı bir durumdadır. Göğüs boşluğunun alt kısmında bulunan ve kaslardan oluşan diyafram, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayırır ve solunuma da büyük katkı sağlar. Sağ akciğer, lob adı verilen üç bölümden oluşur; sol akciğer ise bir kenarında kalp bulunduğu için iki lobdan oluşur.

Solunum esnasında hava, ağız ve burundan içeri alınır. Boğazın farenks adı verilen arka kısmından, larenks adı verilen hançereden ve trakea adı verilen soluk borusundan geçer. Soluk borusu (trakea), göğsün orta kısımlarına ulaştığında, ana bronşlar denilen iki dala ayrılır. Bunları ağaç dallarına benzetebiliriz. Uç kısımdaki ince nefes borularına ise bronşiyol adı verilir. En ince bronşiyollerin uç kısmında alveol denilen ince elastik torbacıklar bulunur. Kan, ince damarlarla alveollere ulaştırıldığında, oksijen-karbondioksit alışverişi burada gerçekleşir. Akciğerlerde yaklaşık olarak ortalama 300-350 milyon alveol vardır.

Havanın akciğerlere giriş çıkışı sırasında, kaburgaların arasında bulunan kaslarla diyafram görev yapar. Akciğerlerin üzerinde iki tabakalı zar vardır. Bu zarlardan bir tanesi akciğerin dış yüzüne, diğeri ise göğüs duvarının iç yüzüne yapışık haldedir. Aralarında hafifçe kayganlaştırıcı bir madde vardır, fakat aralarında hiç hava bulunmaz.

Karbondioksit-oksijen değişimi bittikten sonra kaslar gevşer ve göğüs duvarı eski halini alır. Akciğerlerin hacmi de azalır ve içindeki hava dışarı çıkar. Her defasında yaklaşık 1-1.5 litrelik hava ve dakikada 12-15 kez solunum ile vücudun oksijen ihtiyacı karşılanır. Vücudun oksijen gereksinimi, efor harcaması sırasında artacağı için solunum hacminin ve bir dakikada gerçekleşen solunum sayısının artması normaldir. Solunumda amaç, canlının aralıksız olarak oksijen alması ve karbondioksiti dışarı vermesidir. Anaerobik bakteriler ve bazı parazitler gibi bazı tek hücreli canlılar haricindeki bütün bitki ve hayvanların yaşamak için oksijene ihtiyaçları vardır. Canlılarda oksijen farklı yollardan temin edilir. Canlı vücudunda teşekkül eden karbondioksitin fazlası da bu yollardan vücuttan uzaklaştırılır.

Canlı hücreyle bulunduğu ortam arasında oksijen-karbondioksit alışverişi her zaman gazların hücre zarından içeri veya dışarı geçişiyle olur. Dış ortamla doğrudan doğruya temas halinde olan tek hücrelilerde, oksijen alma ve karbondioksit verme kolaylıkla gerçekleştirilir ve bundan dolayı da özel bir solunum cihazına ihtiyaçları yoktur.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *