14 Kasım 2019, 16:49 tarihinde eklendi

Para Neye Göre Basılır? Neden İstediğimiz Kadar Para Basamıyoruz?

Para Neye Göre Basılır? Neden İstediğimiz Kadar Para Basamıyoruz?

Para Neye Göre Basılır? Neden İstediğimiz Kadar Para Basamıyoruz?

Bir paranın değeri o paraya olan taleple doğrudan ilişkilidir. Dünyada devletler arasında ticaret için kullanılan para türü olan dolar, en değerli para birimi olarak bilinmektedir. Peki bir ülke neye göre para basabilir? Neden çok para basıp borçları ödemiyoruz?

Bir ülkenin para basabilmesi için bastığı paraya bir karşılık göstermesi gerekmektedir. Yani Türkiye’de para basımını yapan Merkez Bankası’nın para basabilmesi için, devlet hazinesinde altın miktarının artması gerekmektedir. Bir ülke ne kadar altına sahipse o kadar para basabilir.

Peki parayı basan devlet, kimin nereden haberi olacak hazinesindeki altın kadar para bastığının sorusu akıllara gelmektedir. Bu duruma paraya olan arz – talep ilişkisi ile açıklanmaktadır. Ülke içerisindeki Türk Lirası miktarı artarsa, TL’nin değeri düşer. Bir üründen ne kadar çok varsa, ürün ne kadar kolay bulunabiliyorsa o ürünün fiyatı düşür. Bu durum para birimleri için de geçerlidir. Ülke içerisinde TL miktarı artacağından TL’nin değeri düşer bu durum da döviz kurunun yükselmesine neden olur. Paranın değerinin düşmesi de enflasyona neden olur.

Bu duruma en iyi örnek Birinci Dünya Savaşı Almanya’sıdır. Savaş giderlerini karşılamak isteyen Almanya çok fazla para basarak, piyasada para genişlemesine sahip olmuştur ve bu genişleme yüzünden yerel para birimi değerini kaybetmiştir. O dönemde Almanya’da bir ekmek için bir kasa para verildiği hatta ısınmak için para yakıldığı bilinmektedir.

Paranın Değeri Nasıl Artar?

Paranın değerini arttırmak için ülkedeki dövizi arttırmak gereklidir. Yani ülke içerisinde dolar miktarı ne kadar artarsa, Türk Lirası o kadar değer kazanmaktadır. Dolar miktarını arttırmak için de yapılması gereken tek şey üretimdir. Eğer ülke içerisinde üretilen ürünler diğer ülkelere satılarak ülkeye döviz girişi sağlanırsa Türk Lirası’nın da değer kazanması sağlanmış olur.

Dünya’da karşılıksız para basabilen tek ülke Amerika’dır. 2008 yılında yaşanılan krizden sonra Amerika hızlı bir şekilde dolar basıp, para genişletme politikasına giderek borçlarının büyük bir kısmını ödemişti. Bunun sonucunda Türkiye de bu durumdan faydalandı. Çokca basılıp dünyaya dağıtılan dolar sayesinde doların değeri düştü. Bunun sonucu olarak da 1 dolar 1.2 TL’ye kadar düştü. Bu sayede de piyasadaki dolar miktarı fazlaydı.

Amerika’da doların değer kaybetmesinden sonra yatırımcılar ellerindeki dolarla başka ülkelere yatırım yapmaya yöneldiler. Ellerindeki dolarlar Amerikan piyasasında değersizleştiği için Türkiye gibi ülkelere giderek bu ülkelere yatırımlar yaptılar ve ellerindeki dolarların büyük bir kısmını bu ülkelere yatırdılar.

Amerika kendi ekonomisini düzeltmeye başladıktan sonra, bastığı ve dünyaya dağıttığı bu paraları kendi ülkesine çekmeye başladı. Amerikan Merkez Bankası (FED)’ nın faiz artırımı bunun en büyük örneğidir. FED faiz artırımı yaparak elinde dolar olan yatırımcılara gelin paranızı Amerikan Bankaları’na yatırın, ben size diğer bankalardan daha yüksek faiz veriyorum dedi ve bu sayede dünyaya dağıtmış olduğu dolarları tekrar kendi piyasasına çekmeyi başardı. Elinde dolar olan yatırımcı dünyadaki diğer hiçbir ülkenin bankasından alamayacağı faizi Amerikan Merkez Bankası’ndan alabildiği için dolarları tekrar Amerika’ya götürdüler.

Bu sayede Amerika önce bir sürü dolar basıp borcunu ödemiş oldu, ardından da bastığı dolarları yüksek faizler vererek tekrar ülkesine çekti ve dünyadaki dolar miktarını azaltarak değerini düşürdüğü doların değerini tekrar yükseltmiş oldu.

Özetlemek gerekirse, para basabilmek için paranıza bir karşılık göstermek zorundasınız. Bu da altın gibi değerli madenler ile mümkündür. Bunun haricinde Dünya’nın alışveriş için kullanmış olduğu doları ülkenize çekebilmeniz gerekmektedir. Bunu da üretim yaparak ve ürettiğiniz ürünleri başka ülkelere satarak yapabilirsiniz. Ülkeye gelen dolar miktarı arttıkça ülkenizde doların değeri düşer, yerel para biriminin değeri artar böylece yerel para birimi değer kazanmış olur.

Ülkemizin şuan içinde bulunduğu ekonomik zorlukların temelinde maalesef Amerika’nın 2008 krizinde izlemiş olduğu bu politikanın etkisi çok büyüktür. Eğer biz ülkemize dolar girişinin yüksek olduğu yıllarda, ülkemize gelen doları iyi değerlendirebilseydik, üretime harcayıp uzun vadede yine bize dolar kazandıracak işlere yatırım yaparak üretim hacmimizi büyütseydik şuan bu ekonomik zorlukları yaşamıyor olurduk.

Biz dolar girişinin fazla olduğu yıllarda bu parayı geri dönüşümü olmayan yani ölü yatırım olarak adlandırılan yatırımlara harcadık. Ülkemize gelen yatırımcı da Amerikan Merkez Bankası’nın faizleri yükseltmesiyle birlikte ülkemizdeki dolarını alıp Amerika’ya geri döndü ve biz üretim yapıp dışarıya ürün ihraç etmediğimiz için ülkemizde dolar sayısı hızla azaldı, bu da Türk Lirası’nın hızla değer kaybetmesine ve dolayısı ile enflasyonun ve döviz kurunun yükselmesine yol açtı.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *

YAPILAN YORUMLAR

  1. QurbanoF

    cok iyi bilgi olmus eline saglik

    • access_time 10 Eylül 2020, 12:03
    • CEVAPLA
  2. QurbanoF

    dcok guzel bir bilgi olmus

    • access_time 10 Eylül 2020, 12:02
    • CEVAPLA
  3. Barkin

    Edsanee

    • access_time 06 Eylül 2020, 11:30
    • CEVAPLA
  4. Milaim

    İyi bir yazı. Eline sağlık

    • access_time 03 Eylül 2020, 00:24
    • CEVAPLA
  5. Huseyn

    Cok iyi

    • access_time 13 Haziran 2020, 16:41
    • CEVAPLA
  6. efekan

    bende anladım gibi

    • access_time 11 Mayıs 2020, 14:16
    • CEVAPLA
  7. sanane

    bana hep saçma geliyor neden istediğimiz kadar basamıyoz

    • access_time 18 Nisan 2020, 14:15
    • CEVAPLA
  8. İbrahim can

    Çok güzel bir vilgi

    • access_time 15 Nisan 2020, 17:26
    • CEVAPLA
  9. Emir

    Bir nebze olsa anladım gibi

    • access_time 15 Nisan 2020, 10:48
    • CEVAPLA