25 Mayıs 2019, 12:44 tarihinde eklendi

İlk Yerli Cep Telefonumuz Aselsan 1919'un Hikayesi

İlk Yerli Cep Telefonumuz Aselsan 1919'un Hikayesi

İlk Yerli Cep Telefonumuz Aselsan 1919’un Hikayesi

1993 yılında Türkiye’de ilk defa GSM operatörlerinin alt yapısı kurulmuş ve Şubat 1994 tarihinde GSM operatörleri faaliyete başlamıştır. İlk operatör Turkcell, arkasından da Telsim, Aria, Aycell operatörleri faaliyete başlamıştır. 1994 yılında cep telefonları oldukça pahalıydı ve sadece büyükşehirlerde belirli yerlerde kullanılabiliyordu. Ancak cep telefonları büyük bir potansiyele sahipti ve bu potansiyeli Aselsan da görerek 1994 yılında Türkiye için kullanılacak bir cep telefonu üretilmesi amacı ile bir proje başlatıldı.

1997 yılında Türkiye’nin ilk yerli ve milli cep telefonu olan Aselsan 1919 ortaya çıktı. Aselsan 1919 dönemine göre mükemmel bir telefondu ve Türkiye o dönem dünyada cep telefonu üreten 9 ülkeden birisiydi. Aselsan 1919 cep telefonu, piyasadaki diğer rakiplerinden ciddi anlamda daha önde ve daha iyiydi. Rakiplerine göre daha küçük, daha hafif ve daha güzel bir tasarıma sahipti. Aselsan 1919, 13 santimetre uzunluğunda ve yaklaşık olarak 184 gram ağırlığındaydı. Bir buçuk saatlik konuşma süresine ve 40 saatlik bekleme süresine sahipti. İlerleyen dönemlerde bekleme süresi önce 70, daha sonra ise 120 saate kadar çıkartıldı. Aselsan 1919, elektronik kartında kullanılan birkaç ufak tefek devre elemanı dışında, tamamen yerli ve milli bir cep telefonuydu. Aselsan 1919 cep telefonunun pili bile Aspilsan firması tarafından üretilen yerli bir pildi. Aselsan 1919 tamamen yerli ve milli bir yazılıma sahipti. Bunun dışında, rakiplerinde olmayan birçok özelliğe de sahipti. Kaynaklara göre Aselsan 1919, dünyanın ilk titreşimli cep telefonuydu. 300 adet numarayı hafızasında barındırma özelliğine sahipti. Hafızasında kayıtlı 12 farklı melodiye sahipti, ilerleyen zamanlarda sesli arama özelliğine ve şifreleme (pin değiştirme) özelliğine sahipti. Arayan numaraları gösterme ve istenmeyen numaraları engelleme özelliklerine de sahipti. Bu özellikler 1997 yılı imkanlarına göre devrimsel özelliklerdi.  Aselsan 1919 ilk çıktığında büyük bir ilgiyle karşılandı. Aselsan bu telefonlardan yılda 5000 adet satmayı planlıyordu ancak, telefonun büyük ilgi görmesi sonucu ilk yılın sonunda 50.000 rakamını geçmişti. Bu büyük başarının arkasından Aselsan, geliştirme sürecine geri döndü ve Aselsan 1920 cep telefonunu geliştirmeye başladı.

Aselsan 1920, daha küçük bir yapıya sahipti. Aselsan 1920’nin dünyadaki ilk antensiz cep telefonu olması planlanmaktaydı ancak Aselsan, insanların antensiz telefona güvenmeyeceğini ve telefonun iyi çekmeyeceğini düşüneceklerini tahmin ederek telefona uyduruk da olsa bir anten takmaya karar verdi. Aselsan 1919 ve 1920 döneminin en gelişmiş cep telefonlarıydı. İlerleyen zamanlarda yurt dışından da ilgi görmeye başladı. Azerbaycan ve KKTC’ye satışları yapılmaya başlandı.

Aselsan cihazları yurt dışı satışlarına başladığı sırada, diğer büyük firmalar Aselsan’a karşı patent ihlali davaları açmaya başladılar.  Aselsan, cihazlarında kendi teknolojisini kullanmıştı ancak patentlerini almamıştı. Aselsan askeri merkezli ve devletten emir alarak iş yapan bir firma olduğu için, açık pazara alışkın değildi ve bu işi nasıl düzeltebileceğini bilmiyordu. Aselsan, cep telefonlarının dağıtımını, satışını ve teknik servisini yapması için bir firma ile anlaştı. Bu firma Aselsan’ın cep telefonlarını satma konusunda çok isteksizdi. O dönem Aselsan’ın dağıtıcı bayisine gidip Aselsan cep telefonu almak istediğini söyleyenler, cep telefonu kalmadığını, 1-2 haftadan önce gelmeyeceğini, ellerinde bulunmadığını söyleyerek başka bir firmanın telefonunu satmayı teklif ediyorlardı.  Aselsan döneminin en iyi cep telefonunu yapmasına rağmen, satış konusunda yaşanan bazı ilginçlikler yüzünden başarılı olamadı.

Eğer Aselsan bu durumdan başarı ile çıkabilseydi, yapmayı planladığı Aselsan 1923 telefonu, dünyanın ilk renkli ekranlı cep telefonu olacaktı.

Aselsan’ın başarısız olmasında 2 önemli etken bulunmaktadır. Bunlardan birisi, Aselsan sıkıştığında hem özel sektörün hem de devletin bu duruma kayıtsız kalması, diğeri ise Aselsan firmasının satış ve pazarlama konusundaki eksiklikleriydi.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *