28 Nisan 2020, 04:36 tarihinde eklendi

Dış Politika Anlayışının Küresel Etkileri

Dış Politika Anlayışının Küresel Etkileri

DIŞ POLİTİKA ANLAYIŞININ KÜRESEL ETKILERI


Dünya siyasetine etki eden, sürekliliği sağlayan, işleyişi belirleyen, neyin, nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğini belirleyen sayıca az ancak etki gücü yüksek devletler vardır. Coğrafi olarak nerede konumlandıklarının günümüz koşullarında bir anlamı yoktur, savaşmak isterlerse savaşı kendi topraklarından uzakta tutar, fiili zaiyati engellemek için belli bir bölgede suni olarak varlık nedenlerini belirlerler, askeri ve ekonomik güçlerini oraya kanalize ederler.

"Süper Güç" Stratejilerinin Bölgesel Anlamda Doğrudan Etkileri

Önemli bir kazanımları yoksa devletler, minimum çabayla maksimum verimi elde etmek adına dönemsel sürtüşmeleri kullanmayı öğrenmiş ve bu noktada genel itibariyle savaştan kaçınmıştır.

Otoritelerin üzerinde hemfikir olduğu dış siyaset anlayışı, ekonomik kazanıma odaklı, hammadde ve pazar arayışının lehte sonuçlandırılmasıyla beraber dünya coğrafyasının her karışında bir müttefik bulma kaygısına yöneliktir.

Bugün her kıtada, her bölgede küresel dinamik güç tarafından desteklenen, yerel bir güç unsuru vardır. Büyük problemlerin ortaya çıkması da bu noktada başlar. Yerel gücün kime biat edeceğini, kiminle hareket edeceğini bizzat o lokasyondaki kaos belirler. Askeri savaş, ekonomik savaş ve diplomatik savaş bu kaosu yaratmak için bilinen en etkili yöntemlerin başını çekerler ve bunlar doğrudan elde edilmek istenen coğrafyada şekillendirilir.

 

Askeri operasyonların elde edilmek istenen coğrafya üzerinde başlatılmasıyla birlikte güvenlik, açlık ve hastalık sorunlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır.
Savaş topraklarında mevcut iktidar, yıkımı ve kaosu topraklarından silmek için kendisinden daha üstün ve dünya siyasetinde söz sahibi bir garantör arayışına girecektir.
Bunlar askeri operasyonların beklenen ve doğrudan şekillenen sonuçlarıdır.

Ekonomik ve diplomatik savaş ise daha kısa sürede sonuca ulaştıran, bölgeyi her türden bir kuşatma ile çeviren, sonuçları bakımından ise uzun vadede bağımlı bir toplum yaratan stratejilerdir. Ekonomik ve diplomatik anlamda yalnız kalmış bir devletin, niyetinden bağımsız uzatılan ilk yardım elini kabul etmesinden daha olağan bir durum söz konusu değildir. Bu durumda ilk ve tek bakış açısı mevcut iktidarı korumak ve günü kurtarmak olacaktır.

Yukarıda belirtilen etkenler, bölgede ve orada hakim olacak gücün belirlenmesi noktasında doğrudan etki noktasıyla kısaca değerlendirilmiştir.


"Süper Güç" Stratejilerinin Küresel Anlamda Dolaylı Etkileri

Yeryüzünün herhangi bir noktasında ufak bir kıvılcımla başlayan savaşlar, ekonomik sorunlar ya da diplomatik krizler dünyanın geri kalanına etki etmesi ve birçok yerde ekonomik ve kültürel değişime yol açması sebebiyle önemlidir.

Bilindiği üzere son dönemlerde özellikle ortadoğu üzerinde şekillenen savaşlar neticesiyle yoğun bir göç dalgası dünyayı kasıp kavuruyor. On milyonlarla ifade edilen bu yer değiştirme birçok ülkede ciddi sorunlara sebep olmuştur, artan nüfus ve bununla birlikte kültürel çatışmalar, işsizlik sorunu ve hastalıklar artmıştır. Ülkelerin yerli vatandaşları, kendilerine alternatif olarak görülen göçmenlerin ucuz iş gücü olarak değerlendirilmesiyle birlikte istihdam alanının sınırlandırılması tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Yüzyıllardır bilinen "yedek sanayi ordusu" kavramı kendisini iyiden iyi hissettirmiş ve emeğin gücü, ucuz işçiyle sınanmıştır, binbir zorlukla girilen iş hayatının her koşulu kabul edilmek zorunda kalınmıştır.

Göç dalgası ve yerleşen yeni nüfus var olan sistemin işleyişini ekonomik,siyasal ve sosyal açıdan etkileyerek yeni bir çehre kazandıracaktır, bu her zaman böyle olmuştur. Fransadaki Kuzey Afrikalılar, Almanyadaki Türkler ve mevcut olarak Türkiyedeki Suriyeliler bu duruma örnek olarak verilebilir.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *